
Artık,
gücenik bir edayım.
Şiir yazabilseydim anlatacaktım
ama bütün yüce insanlar
“Kadın şiir yazamaz” hükmünü verip
kırdılar kalemleri
Ne devrimci olabilirim olacakları beklemekten sıkılıp
“Haydi” diye haykıran
ne de affedilmeyi umarken tapınaktan kovulan
bir keşişin yumruğu
Benden sana kalan sadece gücenik bir eda
hiç geçmeyecek
çıkınıma doldurduğum birkaç kirletilmiş sözcük
duyulmayacak kadar sessiz şarkılar
fazlası yok.
Ağustos 13, 2007 at 6:19 am
şiir güzeldir.
kadın da güzeldir. erkek değil.
tanrı bizi herhalde siz kadınları ne kadar güzel yarattığını ispatlamak için yarattı.
olaya bir de burdan bakın.
şiir sevilene yazılır. Erkek sevilmeyecek kadar, aşkın ve şiirin o ince kıvrımlarına sığmayacak kadar “kalın”dır. Şiir ise tıpkı bir kadın gibi; ince, naif, çıtkırıldım, dokunsan ağlayacak, el sürsen bozulacak masumiyeti.
İnsanın başını döndüren kıvrımlarıyla şiir, kesinlikle “dişi”dir.
ve belki de o ince ve yasaklı elleriyle bir kadının, gücenik bir eda ile yazdığı bir tek mısra anlatır “yeşil sarıklı ulu hocalar”ın ciltlerce anlatamadıklarını.
Ağustos 15, 2007 at 5:36 pm
erkek, kadının öznesi ise, çirkin olamaz.
Ağustos 16, 2007 at 9:06 pm
çirkin demiyorum ki. sadece kalın ve kadının değili, işteş fiilin bir diğer öznesi.
Ağustos 16, 2007 at 9:13 pm
galiba açıklamam gerekecek. olur. şöyle ki; aşk adı verilen eylem işteştir. zira güzelliğin beş para etmesini sağlayan aşkın yanında bir de maşuk vardır ki aşk olsun. bir fiilde birbirini gerçekleştiren iki fail. kesinlikle fiil cümlesi.