Ağustos 2007


Beni ne doğrultabilir şimdi diye
düşünerek geçirdim zamanı
Vazgeçmek yakışmazdı bana
Göz yummak ve adalete çelme takmak da
Acınmak.
“Neden ben” sorusunun saçmalığını anlatabilmek
işin en zor yanı oldu
Aşkı küçümsediğimden beridir bu başıma gelen
Ama acınmak bana yakışmazdı
Aşksızlık da yakışmıyor
Gözlerime kan yürüyor
Bu çıkmaz durumda en çıkar yol
Bir bahane bulup sıyrılmayı denemekti
Denedim.

Aşksızlık bana yakışmıyor.

Artık,
gücenik bir edayım.

Şiir yazabilseydim anlatacaktım
ama bütün yüce insanlar
“Kadın şiir yazamaz” hükmünü verip
kırdılar kalemleri

Ne devrimci olabilirim olacakları beklemekten sıkılıp
“Haydi” diye haykıran
ne de affedilmeyi umarken tapınaktan kovulan
bir keşişin yumruğu

Benden sana kalan sadece gücenik bir eda
hiç geçmeyecek
çıkınıma doldurduğum birkaç kirletilmiş sözcük
duyulmayacak kadar sessiz şarkılar
fazlası yok.

Çeşmeleri kuru, yolları zift kokan koca şehir
Özlüyor musun nar çiçeği, mor, pembe çarşafları, ellerinde şemsiyeleriyle,
akşamları panayırları şenlendiren nazlı kızları
fayton zilleri ve nal sesleri ile yankılanan Arnavut sokakları
Bak, aylak bir yaz sonu daha, yitmeye daha yakınız
Geçmişe biraz daha uzak, yokluğuna daha emin
Geçmişe bakıp iç çekişlerine ortağım
Herkes vebalı gibi kaçıyor senden de benden de
Dağlara, denizlere sığınmaya gidiyorlar
Biliyorum umursamıyorsun,
ve giden asla dönmesin istiyorsun otağına
dönecekler, ulaşmayan dualarla
son toprağı atmak üzere

Aylak bir yaz sonu daha
Biz iyi ortağız.

* Asi ruhum, aylak yazlara yeniliyor. Sözcükler de bu aylaklığa dünden razı.

saf.jpg

Bu, beni kendi safında tutmanın bir yolu olmalı
Aslını soracak olursan -ki sormamanı yeğlerim-
Tüm olanların farkındayım
Bahçenin, eşiğin ve iç odanın
İkirciklerde dolaşmanı da anlıyorum
Emrine amade olduğun, emrinde daima
Ve yanında tüm işbirlikçi soytarılar, dalkavuklar
Hem sahip hem hizmetkâr-ki bunu inkar edersin-
Sorsalar; yaptıkların bilgiye ve aşka dayanır
Aldanışın savunusu
Susuşum seni aldatmasın
Her şeyin farkındayım ve itiraf ediyorum
Bozuk pusulan, kaptanın hücre kaçkını
Karanlık çöktü çökecek
Sor Musa’ya ramak kala kapanır kapılar.