
Gündüzde beyaz, sarı, mavi vardır
Gecede yıldızlar siyah ve lacivert
Kapıları yoktur gecenin, siyahı lanet değildir
Gecenin kara saçları, rüzgarla salınan
Ve kadın gözüne perde kirpikler kadar güzeldir
Karanlıktı
Gece değildi, renk yok
Pencere yok, perde yok
Allahım ne çok kapı vardı, ne çok kilit
Hücre mahkûmu, voltalar yasak
Tutmuyordu dizlerim, kemiklerimde bebek yumuşaklığı
Kovulmuş bakışlar dökülüyordu gözlerden
Gardiyanlarda düşman kindarlığı
Tutmayınca uzanan hiçbir eli, arttı kapılar
Kapılardaki kilitler ve sövgüler
Her gün son seferi bekleyen istasyon meczubu hissiyle
Sildim önüme dikilen demirlerin pasını
Her sesi kırlangıç tedirginliği ile dinledim
Sen yorgunluğuma ve çürümüşlüğüme denk geldin
Ah ne kalabalık tenhalar yazıldı karanlıklarda
Alev karılmış yıldızlar başımın üstünde
Sular kadar asil olmalısın
Hoş geldin, hoş geldin.
Temmuz 16, 2007 at 8:55 am
‘bana
yaşamayı öğretmedin
gönül virdinden gayrı
yalandı söylemedin
gördüğüm herşeyi istedim
senindi herşey vermedin
bir rüya gösterdin bana
onu da ben görmedim. M.Semih K.’
‘Ve kadın gözüne perde kirpikler kadar güzeldir’
böyle midir gerçekten ?
bu bir zayıflık itirafı mı? bir tespit mi?
herzamanki gibi bu sanrı da güzel :)
Temmuz 16, 2007 at 8:58 am
Gece güzeldir.
Temmuz 16, 2007 at 9:09 am
tamam sevap hasıl oldu.
Temmuz 17, 2007 at 5:02 pm
güzel bir döküman ;)