Mayıs 2007


Çiçekçi otobüs durağı
Yakınında değil adresim
Ne de bir yere gidiyorum
Beklemiyorum beklenmiyorum
Ne yazık
Bilinmeyen bir yerde bilinmeyen biri
Nasıl geldim buraya bilmiyorum
Bıraktım irademi ayaklarıma
Buradayım.
Yorgunum, oturuyorum
(dahası…)

Aysel git başımdan ben sana göre değilim
Ölümüm birden olacak seziyorum.
Hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim
Aysel git başımdan istemiyorum.

Benim yağmurumda gezinemezsin üşürsün
Dağıtır gecelerim sarışınlığını
Uykularımı uyusan nasıl korkarsın,
Hiçbir dakikamı yaşayamazsın.
Aysel git başımdan ben sana göre değilim.
Benim için kirletme aydınlığını,
Hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim

Islığımı denesen hemen düşürürsün,
gözlerim hızlandırır tenhalığını
Yanlış şehirlere götürür trenlerim. (dahası…)

bos-oda1.jpg

Beklerken seni
duvarlarımı boyamaya başladım
can sıkıntısından
Karşı duvarı boyadım önce
Sonra diğerini
Güzel olmuş değil mi?
Bitince tamam olacak hayat

Dilime zikir yaptım yağmalanan şarkılarımı
Talana inat unutmayacağım tek bir tınıyı
Söylüyorum her gün yeniden
Sadakat için şairine
Penceremden bakıyorum arada bir
Denizin mavisine, sesine
Sonbaharın sarısına.
Aşık oluyorum
Bir daha.

Gecenin üçte ikisinden sonra
karşındayım Ya Rab
Karanlığın en karasına ışıklar değmek üzere
Birazdan ezanlar şehri aydınlatacak
Çekilecek dört yanımdan gecenin örtüleri
Beni gösterecekler, kaçamayacağım
Ya Settar! Ört beni.

Gücüm yetmez yazdığını bozmaya
Ya Rab kabul buyur ilhamını, buldur
Sen buldurmazsan bulamam
Sen bildirmezsen bilemem
Her ne şekilde olursa olsun
Her ne zaman olursa olsun
Hangi iklim hangi mevsim
Hangi yaş, hangi bahar
Kabul et ilhamını
Buldur.

Savaş bitti
Hüküm senin Ya Rab
Bildir
Kabul buyur
Buldur.

Amin.

Gidiyor musun?
Aşk olsun!
Tam da başlamışken yağmur
Açıyor musun şemsiyeni
Alıyor musun ellerini

Aşk olsun!
Gidiyorsun demek
Bitmemişti yapacaklarımız hani
Balık ekmek yiyecektik Eminönü’de daha
Galata’da çay,
Ortaköy’de günbatımı bizi bekleyecekti

Parklarda oturacak,
İnsanlara bakacaktık sebepsiz
Karışacak çocuklara
Oyunlar oynayacaktık
Engel tanımadan, utanmadan
İsim takacaktık sokak kedilerine,
Her biri Şair ve bizim

(dahası…)

sanri-x.jpg

Bu kadar heveskâr olduklarını bilmiyordum
benim dediklerimi paylaşmaya.
Oysa saniyelik bir göz kapamaydı benimkisi.
Bir zühul ile günü doğurana açtığım pencereden
girmiş olmalı baykuşlar
Didik didik tüm el işi döşemeler (dahası…)

İskeleler, deniz ve ay
Köpüklerle oynaşan kayalıklar
Alaycı bakışlarla
Fısıldaşıyorlar
Adın geçen her seste bir isyan
(dahası…)

iskele.jpg

Dün iskeleye gittim
Oturdum, beklerken beni oturduğun banka
Kollarımı sardım bedenime
Senin gibi
Martılara baktım
Güneş ne de güzel battı
Vapurlar geldi gitti
İnsanlar el ele kolkola
Mutlulukla
Bekledim Yedi Vapuru’nu
Gelirsin diye belki
Gelip geçti saatler
Ne sen geldin ne de Yedi Vapur’u
Beklemeyin dediler boşuna
Kalktı o sefer
Belki başka bahara
Döner yeniden.

hayat.jpg

‘Hayat’a

nereye gitsem ardımdasın
ne olur birazcık olsun bırak
her suçlar yüzde, her soğuyan elde sen
çarpmamak için gözbebeklerine,
çeviriyorum başımı kalabalıklardan
kaçıyorum tenhalara, oradasın
dudaklarıma arsız bir ıslık takınıyorum
görmemiş gibi yapıyorum
göğe bakıyorum mesela, kuşlara
vapurlara, iskelelere, ne varsa
(dahası…)

dali.jpg

Kanatlanmış ne var başka
Sökülecek bir acı, bir kuş tüyü
Kalbin tam ortasında
Sihirbaz şapkası ruhum
İçinde meraklı gözler
Ve tufana dönüşen rüzgar
(dahası…)

Sonraki Sayfa »