Nisan 2007


resim13.jpg

Bahçıvan şiirinde nasıl olsa gül biter
Gül düşer dalından
Erişir alazı yadıma
Beyaz kalır bu mevsimde
Surdan bir iz eskiden kalma
Senlik değil her şey ruhumun koylarında
Bir deniz alımı
Bir bahçıvan şiiri
Gül kokar hercai zanlarımda.
(dahası…)

g33.jpg

Sabaha karşı ansızın
Çal kapımı
Götür beni Hatice
Nur Dağı’na götür.
Götür ve uyut dizinde.
Üzerimde yüzünün serinliği
Unutayım tüm bildiklerimi.
Sırtımda kul edası, alnımda kırışığı pişmanlıkların
Teselliler parmaklarının ucunda
Ve bin şifa.
Götür beni Hatice
Nur Dağı’na götür.
Taşları sayalım önce tek tek
Sonra öğret bana eşyanın isimlerini
Sesini duyur, sebeplerden bahset
Susma Hatice söyle
Sormadan söyle.
Durmadan söyle.

sanri.jpg

Yoruldum hep arkama bakmaktan,
sığınmam bu yüzden duvar diplerine
şimdi, şüphe yok arkamda
sırtım taşlarda, bunayan gerçek.
bakışlarım hiç bir yere, öylesine.
kırpmayı unutan gözlerim,
ölüm soğukluğu karıştırıyor aynalara
sesler belli belirsiz, kayboluyor, ışıklar sönüyor
korkular gömülüyor kafatasıma.
Ölüler.
Kafatasım ellerimde.

zamankk.jpg

Ne dündür aradığım ne şimdi ne de yarın
Ait değil yaşadığım bildiğiniz bir çağa
Hem kahırdır hem umuttur hem yazık hem merhaba hayata
Renkleri her mevsimin pembe beyaz, mavi ve katranı karanlığın
Bu zaman nöbetleri, bu zaman nöbetleri
Titretiyor ellerimi, hücrelerim darmadağın
Uzuncadır geçirmediğim bu zaman nöbetleri

Alın beni, alın kendimden
Uçurumlar açıyor kollarını iştihayla günaha
Rüzgarın nefesi yakıyor samyeli sıcağıyla
Huzurun perdeleri! Kaldırın örtüleri!
Açın! Nazlı bahçelerin kilitlerini! Buyur edin!
Nicedir bekleyenim kapılarında, kalkmadı başım.

Bu kuklaların kukla olmadığı besbelli
Ne söyledilerse tıpıtıpına gerçek besbelli
Altın saçlarını yana atışı yok mu Lilinin
Lilinin yağdan kıl çekercesine inanışı
Lilinin yağdan kıl çekercesine yaşayışı yok mu
Kuklalar titremesin ne yapsın
Adam konuşmasını bilmezse ne yapsın
Kuklaların kukla olmadığı besbelli
Lilinin çekip gideceği besbelli
Lilinin dönüp geleceği besbelli
(dahası…)

zaman111.jpg

Saatin üçüydü
Ay yok
Fırtına devirmiş tüm elektrik direklerini
Işık yok
Şehre hakim,
genizleri yakan mum saltanatı
Ürperten hava, soğuk, üşütürken terleten
Böyle havalarda çıkarmış ininden zaman
Yakaladım.
Parçaladı tırnakları avuçlarımı
Bırakmadım.
Tutuldu güneş
Karanlıklarda durdu saat
Gerildi çarmıha yelkovanla akrep
Kayboldu geçmiş ve gelecek
Tek kalan, o an
Gündüzler gece
Geceler gece
Çiçekler, deniz, gökyüzü, umutlar gece

Araya giren her varlığı ve yokluğu
Kustu üzerime
İğrendim.

bitmemisportre.jpg

Koptu ses tellerim son haykırışımda,
Duyuramadım, anlatamadım
Sessiz kıpırdanışını deli diye yaftalayarak,
dağladılar dudaklarımı
Hırçın çizgiler çakıldı yanaklarıma
Gülüş ya da ağlayış.

Oydum gözlerimi, hayatmış diğer adı
Aktı yanaklarımın oyuklarından,
tüm renkleri göz bebeklerimin, ıslandı bedenim
Sildim, sildim, sildim
Kalmadı yüzüm,
Bedenim
Hiçim
Dindi acılar

Sebepmiş her suça cisim
Sıyırmakmış tek çare sırtımdan
Bildim.

kim.jpg

Şimdi kim haklı kim haksız
Kim suçlu kim masum
Kim gitmiş kim kalmış
Fark eder mi?

Sana kırgın değilim dersem yalan demiş olurum, o yüzden demeyeceğim zira yalanı hiç sevmedim, ne beyazını ne pembesini, ne siyahını, ne küçüğünü ve büyüğünü asla. Kırgınım. İçimde üstüne çok şey karalanmış ama bir şey denmemiş değersiz, buruşturulup atılabilecek eski bir kağıt parçası hissiyatı, alışkın olmadığım. Ama biliyorsun aşk insana sınırlarını öğretir ve sınırlarını zorlamayı. Neler yapabileceğini görürsün, saçmalarsın, mantığa sığmayan açıklamalar yapar; bunu kabul edersin. Çünkü iman etmişsindir, imanda da mantık arka cepte durmalıdır.
Ben aşktan çıktım sevgili; eğer inanıyorsan şüphe duymamalısın, şüphe duyarsan inandığına şirk koşmuş olursun. Günahkarım. Ben aşktan çıktım sevgili. Sanma ki bu günahımda tek suçlu benim, senin de inancımı kuvvetlendirecek deliller göstermen gerekmez miydi? Gerekirdi. Beni emin kılmalıydın. O görev senindi. Zira ben, beni aşktan çıkaracak bir çok saptırıcı ile çevrelenmişim. Savaşabilmem için kılıcım ve kalkanım olmalıydı. Ellerim ve tırnaklarımla bu kadar dayanabildim. İnan kolay olmadı saptırılmam, tırnaklarım sökülene kadar direndim. Yetemedim. Öyleyse söylenecek söz kalmadı.

İstemezdim, ama;
Ben aşktan çıktım Sevgili.
Günahkârım.