El ayak çekilip,
Sessizlik adayınca kendini karanlığa
Bir şeyler yapmak için çok geç
Uyumak için çok erkense
Ve zaten mümkün değilse
Sığınmanın vakti gelmiştir hatıralara
Daha fazla kaçmaya çalışmanın da anlamı yoktur
Bırakmak gerekir kendini kollarına acıların
Sabah aydınlığın umudu değildir
Bitirmez acılarını
Aksine biriktirmiştir biraz daha
Mutlu uyanmak düşüncesini bile unutmuşsundur uzun yıllardır
İçindeki çığlıklarla açarsın gözlerini
Yapman gerekenler aklına gelir
Yenilenmeli geceye kadar,
Takmalı maskeleri…
Bakamazsın aynalara
Aynalar kaçak
Yıkarsın yüzünü, yüzün acır
Bir daha yıkarsın
Bir daha…
Akıp gitsin diye tüm acılar
Akıp giden sularla
Başaramazsın
Acı sen olmuşsundur, sen de acı
Dokunsalar acıtacak
Aralık 2006
Aralık 31, 2006
Aralık 31, 2006
çok tuhaf
nedir bu yüzüme yerleşen
izinsiz, tarifsiz
Şu şarkı
Bu şarkı
tıpkı onlar gibi
hani tam bir şeyin ortasındayken
kızgınken
ya da karmakarışıkken
başını çevirirsin de boşluğa
ufka ya da denize
hafifçe kıvrılır ya dudakların
boş ver gibi
umursamaz gibi
ne önemi var der gibi
değişmeyecek nasıl olsa,
ne varsa.
için burkulmuştur, sebep yoktur
suçlu yoktur, üzülecek bir şey yoktur
ama kırıksındır işte
sığınırsın bir köşeye, bir kıyıya bir kapı önüne
kalırsın öylece, kıpırdamadan
gelir geçer insanlar
ve zaman
anlamazsın yaşadığını
yine dalar gözlerin
kıvrılır dudakların
gülümseme değildir
belki adı da yoktur bu yapılanın
mutluluk değildir
üzüntü değildir
tanımlayamazsın
öyle bir şey işte